Ustam... dün sık sık düşündüm seni...akşamüstü boğaza indim Üsküdar'a, bakarken karşı yakaya, içimden sana bakıyordum, sen de bana:)
Çok kalabalıktı tepelerin, dolmuş taşmıştı binalarla, trafikle, vızıltıyla.
Benim tarafta da muazzam bir insan güruhu, dört istikametten sanki üzerime saldırıyordu, ancak kimse birbirini görmüyordu.
Herkesin bir istikameti vardı, benimkisi de otururken izlemekti istikameti olanları, hayretle, şaşkınlıkla. İnsan olmak buymuş demek diyerek tiyatronun en kopuk sahnesine, mahşer gününü hatırlarcasına.
Aslında fena değilmiş kalabalıkta kaybolmak diye düşündüm sonra, karşımda bir benden uzun sakallı zavallı bir yaşlı, elinde poşette simit, ucundan didikliye didikliye yiyordu.
Bütün o kalabalıkta en hayalet olanımız oydu, ufalmış, pislenmiş, sokakla bütünleşmişti.
Selamladım onu.
Sonra yine aramak istedim seni ve yine karşı tepede buldum.
Yerinde duruyordun uzaktan zararsız görünen kalabalıklarınla.
Sayende, bu şehrin ismini değiştirdim dün. Benim için artık bu şehir Ustanıbul...Sen de hükümdarısın.
Sayende, bu şehrin ismini değiştirdim dün. Benim için artık bu şehir Ustanıbul...Sen de hükümdarısın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder